SİYASETİN FİNANSMANI KAMU İHALELERİDİR

Bu düzeneği uzun, uzun yazarak onlarca kere anlattım, anlatıyorum.
Bana kızanların olduğunu da biliyorum ama bu defa içinde Maliye Bakanlığının da olduğu tam on üç yıl bakanlık yapmış Ali Babacan da, 23 Temmuz akşamı Habertürk Kanalında katıldığı programda çok net bir cümle kurarak “ Kamu İhaleleri Siyasetin finansman aracı haline getirildi “ dedi.
İşte bu nedenle; Son on yıl içinde Kamu İhale Kanunu ve eki olan yönetmelikler tam 164 kez değiştirildi.
Bu rekoru, ikinci sırada İmar Kanunu takip ediyor.
Ali Babacan da bu sıralamanın hakkını;
İmar Rantının kazançlarının vergilendirilmesi gerekir diye defalarca söyledim ama başaramadım. Diyerek teslim ediyor.
İmar rantı denilen haksız kazanç yolu zaten bir dizi illegal ilişki ve süreç sonunda ortaya çıkan ballı kazanç kapısıdır.
Bu süreci nasıl vergilendireceksiniz? Ama adile yakın bir paylaşım haline getirmek mümkündür.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı düzenlemeler dahil, Uygulama İmar Planları yapılırken ve değiştirilirken kişilere özel değil bölgenin tümünü kapsayacak şekilde yapılırsa imar rantı yağması kent paydaşları lehine değiştirilebilir.
Bu önerimi her dile getirişimde; Siyaseti bu kazanç kapısını açık tutmak için yapanlar;
– Bu lafın altından kalkamayız. Diyerek ayağa fırladılar.
Pek tehlikeli buldukları bu “ lafı “ fincancı katırlarını ürkütme ihtimali olacak yerlerde bir daha dillendirmemem içinde Kent Rantı Baronlarının isteğine uygun olarak gerekli tedbirleri aldılar
. Benim nerede söylediğimin de pek fazla önemi yok aslında.
Ancak; Siyasetin finansmanı, Kamu İhalelerinden ve İmar rantından çıkarılarak devam ettirildiği sürece yağma devam edecektir.
Bu sarmalın içindeki “Siyasetçi & İşini bilenler “ ikilisinin takım arkadaşları zenginleşirken sarmalın dışında kalanların fakirleşmesi devam edecektir.
Peki; Bu düzenek bozulmaz mı?
Bozulur elbette. İki şey gerekiyor bunun için;
İkbal kaygısı ile sistemin içindeyken susup, dışında kalınca konuşmak yerine, içindeyken işleyişe itiraz edip topluma önder olmak gerekiyor.
Ele geçirilmiş iktidarları bu iki kanalla besleyerek sürdürme hesaplarını bir tarafa bırakıp, vicdan terazinizi elinize alıp vatandaşın önüne öyle çıkarak;
Varsın, sadece bir dönem iktidarda olayım ama vicdan terazimin ayarını bozmadan, kirletmeden sizin karşınıza çıkıp söz verdiğim gibi temiz gidebileyim.
Diyebilmeliler.
Ütopya gibi değil mi?
Hele; Fethiye gibi en değerli kamu ve belediye mülklerinde yayılıp, genişleyenler, havuz sistemli ihalelerle göbek bağı ile beslenenler, Aile şirketi mantığı ile kamuda işe alınanlar ve benzer bağlarla bağladıklarınızla “ Geniş aile fotoğrafı “ verebileceğiniz kalabalıkları toplamış ve o kalabalıkların verdiği gazla kanatlanmışken ve o fotoğraf da yer alanların gasp ettiği haklarına sahip çıkması gerekenler bu kadar suskunken bu söylediklerim zoruna giden,
“ Geniş aile fotoğrafı artizzzleri “
Yine saldıracaktır.
Saldırsın.
Vazgeçer miyim?
Asla.

Share This
COMMENTS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*