HİÇ  UNUTULMUYOR

Siz söylemişseniz  ve onu  yazmışsa kalem ,

İster inkar edin, ister  üstünü örtsünler,

Bir gün hiç olmadık yerde hiç olmadık zamanda,

Çıkar  ama iş işten geçmiş  olur.

Hayatımızda , ben bu sözleri nerede  demiştim ? demeyin sakın, Siz unutsanız da  yazmışsa birileri , yazmışsa kalem,  çoktan tarihe  geçmiştir   Siz unutursunuz  belki ,unutulsun diye pişman olmuş , hatta   dua  etmişsinizdir ama   unutulmaz ki!.. Lafları evirip çevirip  yok öyle değildi ,ben aslında onu kastetmemiştim  diye ne kadar kıvırırsanız kıvırın , anlayanlar   sözlerinizi kaydedenler sizi  yerden yere vuracaktır.Eğer mertseniz  ve söylediklerinin arkasında durabilecekseniz  istediğiniz  zaman istediğiniz gibi  söylersiniz. Eğer bir de arkanız sağlamsa  daha da ileri gidebilir  daha da   çok  söylersiniz. Kime ne?  der geçersiniz.

Ülkemizin hiçbir zaman  şeyhler, müritler  ülkesi  olmayacağını   her kes  çok iyi anlamak ve  bilmek zorundadır .Bir  Fethullah  ABD uşağı sözde din adamı  ve ökse  otu  gibi her kuruma  yapışmış  yerleştirilmiş   taraftarlarıyla   ülkemizi ne  acı günler  yaşattı . öylesine  açık, açık aleni  göstere ,göstere  desteklene ,desteklene göz yumularak ,  çöreklendiler ki ! hâlâ  utanmadan  nadim olup  af dileyenlerin  affedilmesini isteyecek kadar şaşkın  olanlar  var ,  hiç sıkılmadan bunları dile getirebiliyorlar. Oysa bu Ülke  yoktan, yoksulluktan , paylaşılmış olmaktan , Ulu önderimiz  Atatürk sayesinde  kurtulmuştu.  İşte bu gün onun adını anmaktan ona bir dua etmekten bile   kaçınan bir  diyanetimiz var. Oysa işgal ettikleri makam Atatürk  olmasaydı  var mıydı? ne  ülke kalmıştı  ne  böyle bir makamlar  olurdu…

Her sene  milyarlarca lira  bütçe ile  beslenen  diyanet ,   bunun ne kadar önemli olduğunu  bir türlü  anlamıyor ,  ne yaptığının  nasıl müsrifçe   harcadığının  farkında değil , Diyaneti sanki bir saltanat makamı  sanıyor  24  Temmuz 2020 Cuma günü  yeniden  cami olan Ayasofya ‘da  şeyhülislam gibi elinde kılıç  minbere çıkıp   bu gün  hem işgal ettiği makamı , hem kimin sayesinde bu gün  Ayasofya’da topluca  seçmece  bir Cuma namazı kılınabildiğini unutuyor  ve  Atamıza  ,  1934 de  Ayasofya’ya bir dünya kültür merkezi olarak,  Müze kararı veren Bakanlar kurulunu   lanetliyor.Ne diyor hutbede: .”  Fatih  Sultan Mehmet han gözbebeği olan bu  muhteşem mabedi kıyamete kadar  cami olmak kaydıyla vakfedip müminlere emanet  etmiştir.bizim inancımız da vakıf  malı ,dokunulmazdır,dokunanı yakar ,vakfedenin şartı vazgeçilmezdir ,çiğneyen lanete uğrar.” Bunu kim söylüyor  Türkiye Cumhuriyetini Diyanet işleri başkanı olan  Ali Erbaş .Yani  Cami olmaktan  çıkaranları lanetliyor. Oysa Ayasofya 1991 yılından beri  minarelerinde ezan okunan  ve isteyenin bir bölümünde namaz kılabildiği  bir   yerdi.  Şimdi artık cami oldu !..

Şunu asla unutmadık  bir meczup vardı fesli gezer   Atatürk düşmanı  hatta “ Mustafa Kemal’e  zerre kadar  muhabbeti olan cenazeme gelmesin  diyordu “ işte bu  Atatürk düşmanı  Kadir Mısıroğlu denen namı diğer Fesli Kadir ‘i  Allahın günü yokmuş gibi 10 Kasım  Atamızın ölüm gününden  tam bir  gün önce 9 Kasım günü  resmi sarıklı , yaldızlı cübbesiyle, ziyaret eden   Ali Erbaş değil miydi?  Cenazesine kimlerin katıldığını  elbette   arşivlerde  isterseniz  görürsünüz. Lafı  uzatmanın  hiç anlamı yok .Diyanet işleri Başkanlığı koltuğunda oturan  bu zat  Feslinin deyişiyle  Atatürk’ten  zerre kadar  haz etmiyor. Eğer  biraz olsun içinde  sevgi olsaydı, işgal ettiği makamı  borçlu olduğu Atamızı her zaman şükranla  büyük bir  sevgiyle  anardı. Hangi  Bayramda  ,hangi Cuma hutbesinde  Atamızın adını ağzına aldı ? ne zaman  bir Fatiha okudu ,okut tu? Duyan işiten  var mı? Ama  Ayasofya’nın   Cami olarak kullanıma  açılmasıyla  Atamızı  ve   bu  günleri , bu ülkeye  armağan edenleri    Lanetlemeyi   nasılda  diyebildi. Hayret edilecek  bir şey değil her halde. Bu makama layık değil ,   “vefat  edene   dua edilir,beddua  değil” demesi   lafı kıvırmasıdır .İşgalci İngilizlerden İstanbul’u kurtaran ve Ayasofya’da namaz kılmanızı sağlayan Atamıza  lanet öyle mi ?  Yazıklar olsun …           Bu arada  Fethiye’miz  belediye  başkanımızın  gayreti ile  yepyeni bir Halk plajına daha kavuştu ,açılışında sayın büyük şehir Belediye başkanımız  Dr Osman Gürün’ün de   açışlında  yaptığı konuşmayla  daha da büyük bir anlam kazandı KARA OT HALK PLAJI  Yanıklar köprüsünden 3 kilometre , sizlere daha önceki yazımda anlattığım İNLİCE BELEDİYE PLAJI gibi,  gayet mükemmel bir tesis olmuş başta sayın Belediye başkanımız Alim Karaca  ve ekibini  emeği geçenleri kutlarım .

Sahi bu ara  unuttum sanmayın, bir Bayram daha yaşadık Kurban Bayramı , nasıl geçip gitti anlayamadım ,.hani bir varmış bir yokmuş deriz ya masallarda öyle bir şey;  geçip gidiverdi. Bayramı , bayram olarak yaşayabilenlere  ne mutlu ,  hepinize  nice hayırlı huzurlu sağlıklı Bayramlar yaşamanızı dilerim gecikerek de olsa  kutluyorum nicelerini yaşamanız ve yaşamamızı dilerim. Kalın sağlıcakla…

Share This
COMMENTS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*